
İki arkadaş bir fikir etrafında şirket kurar, payları yarı yarıya paylaşır ve işe koyulur. Altı ay sonra biri başka bir işe geçer ama şirketin yarısı hâlâ onundur. Geriye kalan kurucu gece gündüz çalışırken, ayrılan ortak hiçbir katkı vermeden pay sahibi olmaya devam eder. Yatırımcı da bu tabloyu görünce çoğu zaman geri çekilir. Bu sorunun çözümü vesting, Türkçesiyle hakediştir.
Gelin vesting’in ne olduğunu, nasıl işlediğini ve girişimciler ile yatırımcılar için neden bu kadar önemli olduğunu birlikte inceleyelim.
Vesting, kurucuların, çalışanların veya danışmanların şirketteki paylarını belirli bir süre boyunca ya da belirli hedeflere ulaştıkça kademeli olarak kazanması anlamına gelir. Paylar bir anda değil, zamana yayılarak kesinleşir. Süre dolmadan ayrılan kişi, henüz hak etmediği paylardan vazgeçer.
Bunu bir maraton koşusuna benzetebiliriz. Ödül, startı verdiğiniz anda değil, mesafeyi kat ettikçe kazanılır. Yarıda bırakan, koşmadığı kilometrelerin ödülünü alamaz.
Vesting süresi: Payların tamamının kesinleşmesi için gereken toplam süre. Girişim dünyasında en yaygın uygulama 4 yıldır.
Cliff (bekleme süresi): Vesting başladıktan sonra hiçbir payın kesinleşmediği ilk dönem. Sık görülen uygulama 1 yıllık clifftir. Kişi bu süreden önce ayrılırsa hiçbir pay hak etmez. Cliff dolduğunda ise o güne kadar birikmiş payın tamamı bir anda kesinleşir.
Kademeli hakediş: Cliff sonrasında kalan paylar genellikle aylık ya da üç aylık dilimlerle kesinleşir.
Başlangıç tarihi: Vesting, bazen şirketin kuruluş tarihinden, bazen yatırım tarihinden, bazen de kurucunun fiilen çalışmaya başladığı tarihten itibaren hesaplanır. Önceden çalışılan süre için kısmi hakediş de tanınabilir.
Aşağıdaki sayılar varsayımsaldır ve yalnızca mekanizmayı göstermek için kullanılmıştır.
Bir kurucunun 400.000 payı olduğunu, 4 yıllık vesting ve 1 yıllık cliff uygulandığını varsayalım.
Kurucu 10. ayda ayrılırsa cliff dolmadığı için hiçbir pay hak etmez. 2 yıl çalıştıktan sonra ayrılırsa 200.000 paya hak kazanmış olur, kalan 200.000 pay şirkete geri döner ya da şirketin belirlediği şekilde yeniden dağıtılır.
Bazı durumlarda kalan payların hakedişi hızlandırılabilir. Bu hükme acceleration denir ve iki tür görülür:
Bu hükümler şirket satışı gibi çıkış senaryolarında kurucunun durumunu doğrudan etkiler. Bu nedenle sözleşmede ayrıntılı ve açık yazılmalıdır.
Vesting sözleşmelerinde ayrılığın nedenine göre farklı hükümler yer alabilir:
Bu kavramların Türk hukukundaki uygulanabilirliği, şirketin türüne (anonim ya da limited) ve sözleşme hükümlerine göre değişir. Bu nedenle yapıyı kurmadan önce girişim hukuku konusunda deneyimli bir avukattan destek almak önemlidir.
Vesting, kökenini Anglo-Sakson hukuk pratiğinden alan bir kavramdır. Türkiye’de uygulanırken payların geri devri, geri alım hakkı, pay sahipleri sözleşmesi ve esas sözleşme hükümleri gibi mekanizmalar kullanılır. Anonim ve limited şirketlerde payların devri ve geri alınması farklı kurallara tabidir. Dolayısıyla yurtdışı şablonlarını doğrudan kopyalamak yerine yerel mevzuata uygun bir yapı kurmak gerekir.